26 Şubat 2015 Perşembe

GÜNDÜZSEFASI (SARAH JİO)



KİTABIN YAZARI: Sarah Jio

SAYFA SAYISI: 360

TÜRÜ: Romantik

KONUSU:

Acı ne kadar derinde olsa da zamanla tüm çiçekler güneşe döner yüzünü…

Kalbin anahtarıdır gündüzsefası. Ruhlarında en derin izleri taşıyanları bile çiçekleriyle sarmalar, filizleriyle umut taşır. İşte böyle gündüzsefasının süslediği bir yüzen evde yaşayan Penny Wentworth, 1950'li yıllarda ünlü bir ressamla evlidir. Her şeye sahip olan Penny'nin tek eksiği ise küçük evlerini taçlandıracak bir bebektir. Ancak gün geçtikçe tek eksiğinin bu olmadığını anlayacaktır çünkü sevgiyi yürekten hissetmek gerekiyordur. Onun hissettiği tek şey ise içini kemiren acıdır…

Ada Santorini New York'ta yaşadığı trajediden sonra ağır depresyondadır. Kendini toparlamak için Seattle'a Tekneler Caddesi'ne gelir. Burada kiraladığı bir yüzen evde eski bir sandık bulur. Sandıkta Penny Wentworth adında bir kadına ait eski eşyalar vardır. Gariptir ki Tekneler Caddesi'ndeki hiç kimse bu kadınla ilgili konuşmak istememektedir. Merakına yenik düşen Ada, Penny'nin gizemli geçmişine adım atarken kendi geleceğini de örmeye başlayacaktır.

Okuyucuları kalemiyle büyüleyen Sarah Jio'dan bir başyapıt daha. Gündüzsefası'nı okurken, ne kadar imkânsız görünse de her şeyin bir umuda açılacağını göreceksiniz. 


                                               (GÜNDÜZSEFASI ÇİÇEĞİ)


KİTAP  YORUMUM:

Bir Sarah Jio kitabı daha bitirdim. Gerçekten çok samimi ve duygusal bir kitaptı. Sonunu o kadar çok beğendim ki…

Her ne kadar Sarah Jio aynı tarzda yazsa da, yine de her kitabı kalbe işliyor ve unutulmuyor. En sevdiğim yönüyse kitap adının içerikle muhteşem uyumu… Ayrıca geçmişle şimdiki zamanı da birbirine çok iyi bağlayan bir yazar :)


                                              (SPEED NEEDLE – Seattle’ın sembolü gibi)

Bu kitabında da Penny Wentworth’un gizemli geçmişini ve onun geçmişini araştıran Ada Santorini’nin hayatına yeniden devam etmesini anlatmış…

Ada geçmişinde çok büyük bir trajedi yaşamıştır. Buna dayanamayıp işinde ve yuvası New York’tan ayrılıp kendini toparlamak için "Tekneler Caddesi"ne gelir. Tekneler Caddesi denmesinin sebebi, yüzen evlerin olmasıdır. 

                                                                         (SEATTLE - UNİON GÖLÜ)

Ada da güzel bir yüzen evi yaz sonuna kadar kiralamıştır. Yaşlı bir adam olan Jim ve yakışıklı fotoğrafçı  Alex ile tanışır. Alex ile çok iyi anlaşırlar. Ada kendini yaşadığı trajedi yüzünden geride tutsa da Alex’e aşık olmaya başlar :)

(YÜZEN EV)

Ada evinde eski bir sandık bulur. Sandığın Penny Wentworth’a ait olduğunu öğrenir. Penny 1950’li yıllarda ünlü bir ressam olan kocası Dex’le, yüzen evde yaşayan bir kadındır. Ada diğer ev sakinlerine Penny’e ne olduğunu sorduğunda hiç kimse konuşmak istemez. Yıllar önce Tekneler Caddesi sakinleri bir anlaşma yapmış ve sırlarını koruyacaklarına dair söz vermişlerdir. Jim o zamanlar 9 yaşında olduğu için olayları pek bilmez, bildiklerini de ilk anlatmak istemez. Ama sonra Ada’ya Penny’nin kaybolduğunu söyler. Penny’nin o gece tekne yapan Collin’le kaçacağını ama Collin’in tek başına gittiğini söyler. Penny ve Collin birbirine çok aşık olmuşlar. Dex’in karısı Penny’i hiç haketmediğini de belirtir Jim.

Ada, Alex ile Penny’e ne olduğunu bulmaya çalışırlar.   
             

                                             (YÜZEN EV – Çok güzel değil mi?)

Güzel bir kitaptı…

İnsanın ne kadar acısı da olsa mutlaka o acıyla yaşamayı öğreneceğini gösteren bir kitaptı.
   
Umudun hiçbir zaman kaybedilmemesini, bir gün mutlaka hayata devam edileceğini, karşınıza sizin yaralarınızı saracak bir kişinin mutlaka çıkacağını anlatıyordu…

Bizi mutlu edecek kişiyi uzakta aramak yerine burnumuzun dibindeki kişiyi görmemiz gerektiğini  anlatıyordu…

Kitabı anlatacak söz bulamıyorum yani doğru kelimeler ve cümleler bir türlü çıkmıyor ağzımdan. Hissediyorsun, ama o hissettiklerini kağıda tam anlamıyla geçiremiyorsun. İşte bence Sarah Jio’nun kitapları bu şekilde…

Kitapta macera ya da aksiyon yok. Bana hareketli kitap lazım diyenler bu kitabı tercih etmesin. Kitap yavaş ilerliyor.

Aşk istiyorum diyenler tercih edebilir. Ama buram buram aşk kokan bir kitap beklemeyin :)

Arada sırada her insanın biraz sakin ve duygusal bir kitaba ihtiyacı olur. İşte o zaman bu yazarın kitaplarını tercih edin :) Yani herkes okuyabilir. Okuyun, okumaktan zarar gelmez :) :) :)

Sarah Jio’nun ülkemizde çıkan 5. Kitabı bu. Diğerleri de yakında çıkar diye umuyorum :)



                                  (CATALİNA ADASI – Penny’nin en çok gitmek istediği yer)


Sarah Jio’nun diğer kitapları:
      1) Mart Menekşeleri 
       2)Yağmur Sonrası
       3) Böğürtlen kışı 
       4) Son Kamelya  
       5) Gündüzsefası 
      6) Agapi - Ölümsüz Aşk
      7) Elveda Haziran

Böğürtlen Kışı'nı da yorumladım. Blogda arama kutucuğundan bulabilirsiniz... 

Mart Menekşeleri'ni ilk çıktığında okumuştum, ama o zamanlar blogum olmadığı için yorumlamamıştım, belki bir gün onu da yorumlayıp paylaşırım ☺ 

Yağmur Sonrası'nı da okudum ama sonra paylaşacağım inşallah...

                                                                                   -AMARİL-
  

12 Şubat 2015 Perşembe

SAYILAR (RACHEL WARD)




KİTABIN YAZARI: Rachel Ward

SAYFA SAYISI: 271

KATEGORİ: Gençlik, Romantik, Az biraz fantastik :)

KİTAP HAKKINDA:

Rachel Ward'ın hem okuyucular, hem de eleştirmenler tarafından büyük ilgiyle karşılanan ilk kitabı Sayılar pek çok ödüle aday gösterildi ve belli başlı dillere çevrildi.

Annesinin ölümüyle birlikte Jem eşsiz ama dehşet verici bir yeteneği olduğunu öğrendi: Birinin gözlerinin içine baktığında onun öleceği günü görebiliyordu.

Sıkıntılı geçen yaşamı Örümcek denen çocukla karşılaştıktan sonra biraz daha katlanılabilir olmaya başlamıştı, en azından birlikte Londra'ya gezmeye gittikleri güne dek.O gün Jem dehşetle çevresindeki insanların hepsinin gözlerinde aynı sayı olduğunu gördü. Korkunç bir şeyler olacaktı..."Tabii, sorun yok," diye tekrarladım. Hala normal konuşabildiğime inanamıyordum, çünkü içimdeki ses çığlık çığlığa bağırıyordu, inanılmaz bir panik dalgası bütün vücuduma yayılıyordu. Aynı sayı onun da gözlerindeydi. 08122011.Bu insanların hepsine bir şey olacaktı

Bugün.Burada.Arkamı döndüm, hızla, hala kendi kendine küfür etmekte olan Örümcek'in yanına gittim."Örümcek, gitmemiz gerek." Beni duymuyordu. Kendi küçük dünyasında tıkılıp kalmıştı sanki. Kolunu kavradım. "Lütfen, dinle beni. Buradan çıkmamız lazım hemen."Sesimdeki korkuyu fark edemiyor mu? Kolunu sıkan elimin nasıl titrediğini de mi anlayamıyor? 

KİTAP YORUMUM:

İnsanların gözlerine bakmaktan hoşlanmayan bir kızın ve onun tam tersi hiperaktif bir erkeğin kaçış hikayesi J
Evet, beraber kaçıyorlar fakat sandığınız gibi değil J

Kızımızın adı Jem, erkeğin adı da Terry. Ama biz erkek karaktere hep Örümcek diye seslenildiğini okuyoruz J Örümcek denmesinin sebebi elinin kolunun hiç rahat durmaması J Yani hiperaktif birisi. Örümcek çok uzun boylu, zayıf ve zenci dış özellikleri bunlar J Jem ise yine onun tam tersi, kısa boylu bir kız.

Jem, insanların gözlerine baktığı zaman onların kaderini görüyor, yani ölüm tarihlerini… Evet doğru okudunuz! Jem insanların gözlerine baktığında ölüm tarihleri kafasında bir şekilde beliriyor. Kitabın ismi de bu yüzden Sayılar… Jem’in bu sırrını kimse bilmez. Taa ki Örümcek’le arkadaş olana kadar…

Herkes onun özgüveninin insanların gözlerine bakamayacak kadar az olduğunu sanır, fakat aslında onların kaderine şahit olmamak için gözlerine bakmaz…

Düşünün, birisinin gözlerine baktığınız zaman onun öleceği tarihi görüyorsun.
Böyle bir durumda kimseyle arkadaş olamazsın ve en önemlisi de hiç mutlu olamazsın. İşte Jem’in de böyle bir hayatı vardı. Taa ki Örümcek gelene kadar J Örümcek sayesinde hayatının en mutlu ve en güzel birkaç ayını geçirdi Jem… Hep Örümcek diyorum çünkü her şey onunla arkadaş olmasıyla başlıyor J
 Koruyucu annesi dışında hayatına kimseyi almıyordu. Annesi Jem küçükken aşırı dozdan ölmüş, zaten o zaman anlamış ölüm tarihlerini gördüğünü…

Jem, 15 yaşında ama olgun birisi, yaşadıklarından dolayı L
Jem, Örümcek’le arkadaş olmak istemez. Çünkü onun sadece birkaç ayı kalmıştır L
Jem’in çok soğuk ve renksiz bir hayatı var. Daha da kötüsü koruyucu annesi dışında tamamen yalnız L
Örümcek’in ısrarları sayesinde iyi bir arkadaş olurlar J Jem’e kalsa hayatına kimseyi almaz, ölene kadar yalnız kalır. 

Bir gün Örümcek’le lunaparka gitmeye karar verirler. Jem, çoğu kişinin gözlerinde o günün tarihini görür. Korkunç şeyler olacağını tahmin edip Örümcek’i gitmeye ikna eder ve hemen çıkışa koşarlar.  Hemen arkalarından dönme dolap patlar. Çok büyük karmaşa olur. Polisler ikisini şüpheli olarak görür. Olaydan hemen önce koşarak çıkmaları dışında diğer bir garipliğin de etkisi var tabi : cüce ve deve gibi durmaları J

Bu yüzden Jem ve Örümcek kaçarlar. Örümcek, Jem’i sorgular, bu patlamayı bilip bilmediği konusunda. Gerçeği öğrenir…

Aşka gelirsek, Jem ve Örümcek kaçtıktan sonra ortaya çıkıyor. Zaten çıkmazsa olmaz J

Kitap farklı bir konuya sahip bence. Gayet güzeldi. 15 Tatilde okudum. Bu kitaba kütüphanede rastlamıştım. Histeri ile bu kitabı aldım kütüphaneden. İkisi hakkında da daha önceden bir şey duymamıştım. Ama hoşuma gittiler.

Sayılar; ilk başta fantastik sanmıştım ama Jem’in sırrı dışında değişik bir şey yoktu. Hatta kitabın sonunda olacakları tahmin edebiliyoruz. Ama sonuna kadar hiç sıkılmadım. Elimden bırakasım gelmedi. Zaten kısa bir kitap. O yüzden bana çerezlik gibi geldi, tadı damağımda kaldı J Yani sonunda bir şey eksikti. Küçük bir şeydi. Seri olacağı hiç aklıma gelmemişti. Sonradan öğrendiğime göre kitabın serisi varmış J 2. Kitabının adı da Kaos’muş.  

***Spoiler: Jem, ölüm tarihlerini yok etmenin bir yolunu arar ama böyle bir şeyin hiçbir zaman mümkün olmayacağını zor yoldan öğrenir L

Serinin 2. Kitabı: Kaos

 Kaos Sayilar 2

KİTAP HAKKINDA: 

 Adam, tıpkı annesi Jem gibi insanların gözlerinde sayılar görme yetisine sahip. Ancak bunlar sıradan sayılar değil, ölüm tarihleri... Bu dehşet verici yetenekle yaşamanın getirdiği zorluklarla bir yandan başa çıkmaya çalışan Adam, diğer yandan etrafındaki herkesin gözlerinde aynı tarihi 1 Ocak 2027`yi.... görmeye başlamasıyla çok daha zor günlerin kapıda olduğunu fark eder. Korkunç büyüklükte bir olay gerçekleşecektir. Ama ne? Peki ya Adam`a ne olacaktır? Bu konuda yapabileceği herhangi bir şey var mıdır?

                                                                                          -AMARİL-

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...