22 Eylül 2016 Perşembe

DÖRT – VERONİCA ROTH (Bir Uyumsuz Koleksiyon Kitabı)

dört veronica roth ile ilgili görsel sonucu
Yazar: Veronica Roth
Çevirmen: Uğur Mehter
Yayınevi: Artemis Yayınları
Seri adı ve sırası: Divergent Ek Kitap
Türü: Distopya, Bilimkurgu
Sayfa Sayısı: 280
Baskı Yılı: 8 Temmuz 2014

KİTAP TANITIMI:

Tek bir seçim onu geçmişinden kurtaracak, tek bir seçim onu geleceğine kavuşturacak, tek bir seçim tehlikeleri açığa çıkaracak, tek bir seçim onu sonsuza dek değiştirecek, tek bir seçim onu özgürleştirecek.

VeronicaRoth, dünya çapında çok satan Uyumsuz serisine, okurların çok sevdiği Tobias'ın, yani Dört adlı karakterin gözünden yeni bir kitap ekliyor. Transfer, Çömez, Oğul ve Hain başlıklarından oluşan dört hikâyeye ek olarak Tobias'ınTris'le yaşadığı çok özel anların kayıtlarını da içeren Dört, Tobias'ın geçmişine ve kalbinden geçenlere dair heyecan verici ipuçları barındırıyor.

Efsanevi Uyumsuz üçlemesinin başlangıcına tanık olmaya hazır mısınız?


KİTAP YORUMUM:

Uyumsuz serisinin hepsini okumayanlar bu yorumu ve kitabı da okumasınlar!!!

Uyumsuz serisini ardarda okudum geçen sene ve bu kitabı da ilk çıktığında arkadaşım almıştı ondan hemen okudum. Ben seriden soğuduğum için pek de olumlu yorum yapamayacağım. Ama seriyi daha iyi anlamamızı sağlayan ve Tobias'ın geçmişini, ailesini, Trisi ilk gördüğünde ne düşündüğünü ve onunla olan bazı şeyleri özellikle de onun gidişinden sonra yaşadıklarını anlatıyor. Cümleler güzeldi, altı çizilmelik bir sürü cümle vardı, onları telefonuma çekmiştim, başka bir zamanda buraya eklerim.

dört veronica roth ile ilgili görsel sonucu

Uyumsuz serisi bittikten sonra yazar; ben bir kitap daha yazsam, birkaç tane de bir şey uydursam hayranlarım yine de alır hemen diye düşünerek yazmış bu kitabı sanırım.
Açıkçası ilk başta hoşuma gitmişti. Four’un çömezliği, babası ve annesiyle ilk karşılaşmasını yazmış. Hem de Four’un anlatımıyla yazdığı için onun duygularını da öğrendik. Kitabın arkasında Tris’le özel anları da var diyor ama bildiklerimizin haricinde yeni bir şey yoktu diye hatırlıyorum. Yani o özel anları bir de Four’un gözünden anlatmış o kadar.

Tam olarak beğenip beğenmediğimi bilmiyorum. Uyumsuz serisini sevenler alıp okusun, bundan da keyif alırlar. Dediğim gibi Four’un ağzından okumak güzeldi. Onun Cesurluğu nasıl ve neden seçtiğini de yazmış. Ama genel olarak bakınca yeni bir şey yok. Kısmen biliyorduk Four’un geçmişini, yani gerek de yoktu. Ama aşırı Four fanları için güzel bir kitap olmuş :)
divergent tris and tobias ile ilgili görsel sonucu

Four'u herkes gibi ben de seviyorum. Onun düşüncelerini elbette merak ediyordum ve bu kitap o yönden iyi oldu.

Tris’le özel anlarını daha önce okumuştuk. Yeni hiçbir şey yoktu diyebilirim. Hani derler ya ısıtıp ısıtıp yeniden sunuyorlar diye bu kitap da öyle bir şey olmuş.

Kolay okudum güzeldi, ama sanki diğer kitaplardaki bölümleri oradan kopyalayıp buraya yapıştırmışlar gibiydi. Yine aynı şeyleri okuyormuş gibi hissettim bir yerden sonra ve bu da hoşuma gitmedi aynı şeyleri okumayı pek sevmem :)

Ben zaten bu ek kitap olayını saçma buluyorum, yeni bir şey yoksa neden başkasının gözünden de okuyayım ki yani? Ama vakit kaybı olarak nitelendiremem bu kitabı, sonuçta bazı bilmediklerimiz de vardı.

Seriyi sevenler bana kızarlar böyle dediğim için ama gereksiz bir kitaptı. Para tuzağı yani. Ama tarafsız bakın beni haklı bulursunuz o zaman… Yine de almak isteyenler olur dediğim gibi Four’dan okumak güzeldi yoksa yeni bir şey yok ;)




-AMARİL-


20 Eylül 2016 Salı

YANDAŞ – VERONİCA ROTH (DİVERGENT # 3)

yandaş ile ilgili görsel sonucu
Yazar: Veronica Roth
Çevirmen: Uğur Mehter
Yayınevi: Artemis Yayınları
Türü: Distopya, Fantastik, Macera, Bilimkurgu, Romantik
Seri adı ve sırası: Uyumsuz Serisi # 3
Sayfa Sayısı: 528
Baskı Yılı: 2014

KİTAP TANITIMI:

Tek bir seçim
Seni dönüştürebilir

Tek bir seçim
Seni yok edebilir

Tek bir seçim
Kim olduğunu belirler

Birinin korkularını çekip aldığınızda, merhamet duygusunu da almış olursunuz.

Tris Prior'ın bir zamanlar inandığı topluluk sistemi çöküşün eşiğinde. Bu nedenle Tris, yeni bir dünya keşfetme fırsatını tereddütsüz kabul ediyor. Çünkü Tobias'la birlikte çitlerin ötesinde yalanlardan, iç içe geçmiş ilişkilerden ve acı hatıralardan uzak, yeni bir hayat kurma şansı olabilir. Oysa Tris'in öğreneceği gerçekler, ardında bıraktıklarından çok daha tehlikeli. Bildiği her şey anlamını hızla yitirirken, Tris insanın karmaşık doğasını anlamak için savaşmak zorunda. Tabii cesaret, dostluk, fedakârlık ve aşk gibi imkânsız seçimlerle de karşı karşıya.

yandaş ile ilgili görsel sonucu

KİTAP YORUMUM:

Seriyi ardarda okudum. Geçen seneydi. Bu kitabın ve Dört kitabının yorumlarını yayınlamaya fırsatım olmamıştı. Ama bu iki kitabın yorumunu kağıda yazmıştım okuduktan hemen sonra. Okul zamanı blogla fazla ilgilenemeyeceğim için önceden yazdığım yorumları da paylaşmayı ve böylece aradan çıkarmayı düşünüyorum. Fazlaca geç kaldığım bu kitabın yorumuyla başlayacağım.

Yandaş Part 1: 11 Mart’ta vizyona girmişti. Part 2, 9 Haziran 2017’de vizyona girecek!
Kitapta çok fazla olay vardı. Kitabın ana kurgusunu anlamanız için biraz anlatacağım ama bu sadece küçük kısmı. Olayların hepsi birbiriyle bağlantılı. İlk iki kitabı okumadan bu yorumu okumayın elbette spoiler var! İlk iki kitabın yorumunu bloğumda bulabilirsiniz :)


yandaş ile ilgili görsel sonucu

Kitabı okumadan önce spoiler yemiştim. Bu en nefret ettiğim şeylerden biri, biraz okumakta zorlandım, sonda ne olacağını bilmek kötü bir şey. 

Tris ve diğerleri yaşadıkları bölgenin –Chicago- dışında da insanların yaşadığını ve Tris’in soyunun Edith Prior denen kadından geldiğini öğrenmişlerdi. Eveleyn, Jeanie öldüğü için onun yerine geçiyor ve kendini Topluluksuzların lideri ilan ediyor. Onu kabul etmeyenler de var. Topluluk olmadan yapamayacaklarını savunanlar da var. Onlar örgütleniyorlar. Kendilerine Yandaş diyorlar. Johanna ve Tori onların lideri gibi bir şey. Bir gün Tris’i de çağırıyorlar. 

Tris bütün Cesurluk arkadaşlarını toplayıp onların toplantısına gidiyor. Yandaşlarla karar veriyorlar. Tris, Tobias, Cara, Uriah, Christina, Tori Chicago’nun dışına çıkıp keşfetmek için yola çıkıyorlar. Böylece gerçekler ortaya çıkıyor.


Kitapta çok macera, heyecan, hüzün vardı. Tobias ve Tris in arası bazı şeylerden bozuluyordu. Marcus ve Johanna iş birliği yapmaya karar veriyor. Hafıza ve ölüm iğneleri orataya çıkıyor. Tris ve Caleb’in araları kitabın sonuna doğru düzelir gibi oluyor.
Dış dünyaya çıkınca Büro’yla tanışıyorlar. Herkes kendine göre plan yapıyor, herkesin kendi düşüncesi var. Eveleyn bir yandan, Yandaşlar bir yandan, Büro bir yandan, Tris ve Tobias derken olaylar bir yerde patlak veriyor tabi ki. Ezilen yine halk oluyor. Tobias da bazı kötü şeylere karışıyor. Yine kayıplar veriyorlar.

UYUMSUZ ile ilgili görsel sonucu

Seriyi toplamda bir haftada bitirdim sanırım. Genel olarak güzeldi, sürükleyiciydi. Tam bir distopyaydı. Ama bazı sevmediğim yanları ve alttan verilmek istenen kötü mesajlar da vardı onları da sonda açıklayacağım.

Tris’in anne babasının ölmesine çok üzülmüştüm. Trişin kendini 2.kitapta feda etmesini hem iyi hem kötü buldum. İyi bulmamın sebebi bencillikten biraz olsun kurtulmasıydı. Kötü bulmamın sebebi de anne babası onlar için canlarını feda etmişti. Başka bir yol bulabilirdi. Veya destek, plan olmadan tek başına çıkıp gitmemeliydi. O hareketi sinirlerimi bozmuştu ama Tris sonuçta başına buyruk :/

Uyumsuzluk kısmını açıkladılar. Merak ediyordum bayağı değdi. Şimdi Tris'in davranışları daha mantıklı geliyor. Tris klasik insanı temsil ediyor. Umudunu yitirmeyen, hırslı, bencil, aşık...

DİVERGENT ile ilgili görsel sonucu

Yandaş'ta Tris dışında Tobias'ın bakış açısına da yer verilmişti. Tobias'tan okumak güzeldi. Kitabın sonunda olan o şey bence de gerekliydi. Kimse sonsuza kadar yaşayamaz. Bazı kişiler bazı şeyleri hak etmez, sevgi gibi. Çünkü sevgi değerini bilen kişiye verilmeli. Hak etmeyen kişi seni kendi iyiliği için kullanır sonra atar bir kenara. Çünkü sevgisiz insan aslında bencildir de. Bu kitapta çoğu şey bencillikle ilişkiliydi. Sevmek kutsaldır, gereksiz kişilere güzel sevginizi vermeyin çünkü yüreği kötü insanlar sizi anlayamaz. 

Kötünün de iyisinin olabileceğini, insanların her şeyin üstesinden gelebilecek kadar güçlü olduğunu, acının unutulmayıp azalmayacağı fakat zamanla iyileşebileceğini bu kitapla daha iyi anladım.

İnsanın kötü zamanlarında mutlaka dosta ihtiyacı var. Eğer onlar olmazsa insanlar tek başlarına daha zor ve uzun süreçte atlatabilirler. Dostlar insanı gerçekten iyileştirir. Kitabı okuyunca sizde fark edeceksiniz bunları.

DİVERGENT  KİTAPLAR ile ilgili görsel sonucu

Seri bitince ne hissedeceğimi şaşırdım. Tamam gayet güzeldi bir distopya olarak, ama öyle bağlanacağım kadar veya abartılacak kadar değildi. Tobiası, Uriah’ı, Christinayı ve diğerlerini özlerim belki. Ama son kitapta Tris’ten iyice soğumuştum. Bir de uzun bir zaman geçti okumamın üzerinden, kitaplar bitince baya düşündüm. Hatta arkadaşımla da inceledik. O da benim gibi kitapların altında yatan kötü mesajların olduğunu kabul ediyor. Evet distopya olarak yüzeysel bakarsak harika bir seri ama detaylı bakarsak o zaman çok değişik şeylere ulaşıyoruz.

Kitapta her şeyin mutlu sonu olmayacağı anlatılmış. Birçok kişiyi kaybettiler, şehir düzeni değişti, kandırıldılar, yaralandılar ama insanlar iyileşmeye çalışıyor yine de. Asıl önemli olan da bu bence. Asıl cesurluk tüm acılara rağmen iyileşme gücünü kendinde bulabilmek ve her şeye rağmen gülümseyebilmektir…

ALLEGİANT PART 1 ile ilgili görsel sonucu

Uyumsuz’un filmini kitabı okumadan kuzenlerim ve kardeşim ısrar edince izlemiştim. Kuralsız’ın sinemasına hiç gitmek istemiyordum ama nasıl olduysa yine kardeşimin ısrarıyla kendimi sinemada buldum ve beğendiydim yine de. Yandaş’ın sinemasına gitmedim. O aralar çok yoğundum zaten istemiyordum da. Ama evde izledim geçenlerde. 
Filmi kitaptan çok farklı yapmışlar, böyle olacağı 2.filmden belliydi. Tabi ki farklı olacak zaten aynı olsa olmaz. Filmi kitaplardan ayrı bilim kurgu filmi olarak değerlendirirsek başarılıydı. Görsel efektleri güzeldi. Teknolojik gelişmelere bayıldım. Ama teknoloji ne kadar gelişirse insan o kadar canavarlaşıyor, bunu filmde çok iyi aktarmışlar. Ayrıca yine para kaygısıyla filmi derinleştirip part 2 yi de çıkarmaya çalışıyorlar. Onu da çıkınca izlerim ama sinemasına gitmem diye tahmin ediyorum, yine de ne olacağı belli olmaz.


ALLEGİANT PART 1 SAHNELER ile ilgili görsel sonucu

Şimdi serinin hepsini okuyunca iyice düşündüm. Şu sonuçlara vardım. Seriden soğuma nedenlerim yani.

Tris’in ailesi fedakarlıkta ve anne babası cidden fedakar insanlar olduğu halde bencil bir kişi. Bencil insanları hiç sevmiyorum. Zaten o kız da en başından beri bencil olduğu için cesurluğu tercih etti. Çünkü orda herkes kendi için dövüşüyor. Kendini düşünerek hareket ediyor.

Tris sonradan kendini bir şey sanıp iyice havalanarak sanki lidermiş gibi saçma sapan planlar yapmaya kendi başına hareket etmeye başladı. Ya da sevmediğim için her hareketi gözüme batıyordur bilemiyorum.

Ayrıca Tris, Tobias’ın sevgisini de hak etmiyor bence. Dediğim gibi hep kendine göre davranıyor. Tobias’ın fikrini sormuyordu bazı şeylerde. Üstelik herkes de onu koruma ve kurtarma merakında ne de olsa baş karakter ya. Cidden o kıza acayip sinir oldum. Neden bilmiyorum ama bencil olması bile yetiyor.

Bilgelik topluluğu bilgi güçtür diyor. Ama bilgi doğru yerde ve zamanda kullanılırsa güçtür. İnsanların üstünde izinleri olmadan deney yapmak ve bilim adına zarar verecek icatlar yapmak güç olamaz.

İnsanlara her daim yardımda bulunan fedakarlar toplulukların denk olmasına rağmen insanların gözünde en alt tabakada.

Dövüşmeyi bilen cesurlar tarafından fedakarlar hep eziliyor. Fedakarların değersiz olduğu ve cesurların yani dövüşen, eli silahlı kişilerin daha önemli olduğu mesajları verilmeye çalışılmış.

Son kitaptaydı sanırım, fedakarların lideri olan kişinin aslında çok kötü bir adam ve baba olduğu ortaya çıkıyor. Bu da iyice fedakarları kötülüyor. Aslında bunun biraz iyi yönü de var bize hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı başka bir yüzünün de olabileceği anlatılıyor.

Tam olarak hatırlamıyorum ama dinle ilgili kötü mesajlar da vardı. Dikkat ederseniz fark edersiniz.

Kitapları okuduktan sonra daha çok şey fark ettiydik arkadaşımla. Ama şimdi unutmuşum. Dediğim gibi bunlar iyice irdelenince çıkan diğer sonuçlar. Yoksa iyi taraflarını ve seriden çıkardıklarımı yazdım.

ALLEGİANT PART 1 SAHNELER ile ilgili görsel sonucu

Seri bir distopya olarak gayet başarılı. Ama ben gençlerin çok çok fazla abarttığını düşünüyorum. Özellikle her yeni çıkan distopyaya yapılan şu yorumlar beni sinir ediyor. ‘Açlık Oyunları ve Uyumsuz serisi severleri buna bayılacak’ Böyle bir yazı olduğu anda veya Roth herhangi bir kitaba görüş yazdığı anda reklamdan dolayı kitaplar çok satan oluyor.

Gerçekten hak eden bazı kitaplar da altta kalmış oluyor. Zaten Roth sırf yazacak başka şey bulamadığı ve birazcık daha para kazanmak için gereksiz bir yan kitap olan Dört’ü yazdı. Ne de olsa belli bir hayran kitlesi varya Uyumsuz’un onların hepsi gider hemen alır. Ben yeni kitap yazayım içine Four’un düşünceleriyle olayları göstereyim bi kaç tane de romantik şeyler yazayım bir sürü para kaldırırım diye düşündü sanırım. Biraz acımasız oldu bu dediklerim ama hakikaten artık şu Uyumsuz dan başka kitaptan uyarlama film bilmeyen ergenler serinin cıvığını çıkardı. Sırf onlar yüzünden seriden soğudum. Zaten hemen popüler olan herkesin dilinden düşmeyen şeylere karşı ön yargım var. Ben bu seriyi bu kadar popüler olmadan okumuştum ilk çıktığı zamanlardaydı. Şimdi filmleri de çıktı herkes ölmeye başladı Tobias Four diye. Bunları yazınca rahatladım gerçekten. İyi oldu, belki bazıları bana kızacak ama haklıyım bence. Tüm dünyada bu seri popüler olduysa elbette başarılıdır ama benim kızdığım aşırı derecede abartılması… Artık bıktım, birileri Divergent gibi derse şu distopyalara kötü oluyorum.

yandaş film tris four ile ilgili görsel sonucu

Zaten adı üstünde distopya. Devletin iyi gözükmesine rağmen altında kötü sırlar barındırdığı ve birkaç 16-18 yaş grubundaki gençlerin ayaklanma başlattığı kitaplar genelde distopya olur. Yani elbette hepsi birbirine benzeyecek. Tekrar tekrar bunların adının geçmesine gerek yok bence :)


2 gün sonra da Dört kitabının yorumunu paylaşacağım :) O zaman da bloğuma beklerim :) 

yandaş ile ilgili görsel sonucu

-AMARİL-

17 Eylül 2016 Cumartesi

SCARLET – MARİSSA MEYER (AY GÜNLÜKLERİ SERİSİ # 2)

scarlet MARİSSA MEYER ARTEMİS ile ilgili görsel sonucu

Yazar: Marissa Meyer
Çevirmen: Deniz Arı
Yayınevi : Artemis Yayınları - Roman Dizisi
Tür: Fantastik, Macera
Seri adı ve sırası: Bir Ay Günlüğü Kitabı Serisi # 2
Sayfa Sayısı: 484
Baskı Yılı: 2014

KİTAP TANITIMI:
Dünya Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıyayken, Külkedisi İle Kırmızı Başlıklı Kız'ın Yolları Kesişecek...

Mekanik ustası sayborg Cinder hapishaneden kaçma planları yapıyor ancak bunu başarabilse bile dış dünyanın tehlikelerine karşı kendini nasıl koruyacak?

Dünya'nın diğer ucunda, Scarlet Benoit'nın büyükannesi günlerdir kayıp. Scarlet büyükannesini bulmasına yardımcı olabilecek bir sokak savaşçısı olan Wolf'la tanıştığında, başta bu yabancıya güvenmekte tereddüt ediyor. Ne de olsa sokaklar 'kurt'larla dolu! Yolları kesişen Scarlet, Wolf ve Cinder birlikte esrarengiz bir maceraya atılırken onları bekleyen yeni bir gizemden habersizler. Şimdi üç masal kahramanı da Ay Ülkesi kraliçesinin hep bir adım önünde olmak zorunda. Çünkü kötü kalpli kraliçe, yakışıklı prensi kendi kralı ve esiri yapmak için elinden geleni ardına koymayacak.

Cinder Hakkında:
"Sayborglar arasında bir beyaz atlı prens."
- The Wall Street Journal-

Marissa Meyer, Washington'ın Tacoma kasabasında doğup büyüdü. Henüz küçük bir çocukken kitaplara âşık olan Marissa, ergenlik yıllarından beri gençlik edebiyatı üzerine çalışıyor. Peri masallarına da büyük bir sevgi besleyen Marissa, gençlik günlerinden beri bu masalları yeniden kurguluyor ve bu tutkusundan da vazgeçecek gibi görünmüyor.


KİTAP YORUMUM:

Yazar gittikçe çıtayı yükseltiyor. İlk kitap harikaydı bu daha da harika :)

Seriyi hızlı bitirmek istemiyorum o yüzden ilk kitabı bitirdikten çok sonra başladım. Ama iki üç günde bitti. Bir yandan da merak ediyorum hızlı hızlı okumak istiyorum. Sanırım ikincisi olacak. Bu kitap çok daha güzeldi.

Kitabın kapağı ve iç kapakları ve ön sayfadaki sepet resmi, bölüm numaralarındaki karakteristik yazı yine muhteşemdi. 
scarlet marissa meyer ile ilgili görsel sonucu
Bu kitapta yeni kahramanlarla tanışıyoruz:
Scarlet namı diğer ‘Kırmızı Başlıklı Kız’.
Gizemli adam ‘Wolf’.
Hırsız, hükümlü, firari, komik, subay ama kendine kaptan diyen ‘Kaptan Carswell Thorne’.

scarlet MARİSSA MEYER ARTEMİS ile ilgili görsel sonucu

Kitap Scarlet’ın babaannesinin kaybolmasıyla başlıyor. Polisler onu bulamadıkları için davayı kapatıyorlar. Scarlet’ın büyükannesi Benoit Çiftliği’nin sahibi, yalnız, çılgın bir kadın. Geçmişte yani emekli olmadan önce ordu pilotuymuş. Scarlet kaçırılmasından kuşkulanıyor. Çünkü onun kimlik çipi çıkarılmış ve hava aracını almadan gitmiş, ayrıca el ekranı da evde. Polisler kendisinin gittiğini söylemelerine rağmen Scarlet babaannesinin çiftlikte onunla birlikte mutlu olduğunu ve kaçmayacağını kaçırıldığını düşünüyor. 

Çocukken babasının onu oraya bıraktığından beri babaannesiyle yaşıyor ve onu çok iyi tanıdığını kendisinden hiçbir şey gizlemeyeceğini biliyor. Kadının kaçırılması için hiçbir neden de aklına gelmiyor. Sonuçta yaşlı bir kadın. Sakladığı ve kaçırılmasına neden olabilecek ne biliyor olabilir ki? (!)

scarlet marissa meyer wolf scarlet ile ilgili görsel sonucu
SCARLET

Scarlet her zamanki sebze teslimi için bir bara gidiyor. Orada kasabaya yeni gelmiş dövüşçü olan belalı bir tipe benzeyen Wolf’la karşılaşıyor ve işin rengi değişiyor. İkili baya bir macera yaşıyorlar. Scarlet adama güveniyor ve onu sevmeye başlıyor. Hatta adam ona babaannesini bulmada yardım edeceğini söylüyor. Kitap bir iki günü anlatıyor. O birkaç günde öyle şeyler oluyor ki bazen yetişmekte zorlandım. Ama çok güzeldi, sürükleyiciydi, etkileyiciydi. 
scarlet MARİSSA MEYER ARTEMİS ile ilgili görsel sonucu
Wolf çok farklı bir adam. Ağırbaşlı hatta utangaç denilecek biri. Ama dövüştüğü zaman gözlerinde beliren vahşi ve aç ifade onu daha da değişik yapıyor. Scarlet’ın en çok ihtiyacı olduğu anda ortaya çıkıyor. Ayrıca kolunda dövme var sayı ve harften oluşan. Scarlet şüphelendiğinde ona Sürü Birliği Askeri olduğunu ve bu çetenin Kurtlar olarak bilindiğini söylüyor. Ama daha çok sakladığı şey var. Ben açıkçası onu çok sevdim. Scarlet’la diyalogları çok güzeldi. Wolf'un domatesin ne olduğunu bilmemesi ve Scarlet'in bahçe domatesine bayılması çok hoştu :)

scarlet marissa meyer wolf scarlet ile ilgili görsel sonucu
WOLF

Kitapta Cinder ve Kai’ye geçen bölümler de vardı. Hatta Levana’nın tarafını bile anlatan bölüm vardı sonlara doğru.  

Burdan sonrasını ilk kitabı okumayanlar okumasın SPOİLER içerir. İlk önce Cinder yorumumu okumanızı tavsiye ederim :)

Cinder en son hapsedilmişti ve Dr. Erland’ın sözüne uyarak hapisten kaçmaya çalışıyor. Eğer kaçmazsa Levana onu Ay ülkesine götürüp öldürecek. Kaçacağı zaman yanlış hücreye girince Thorne’la tanışıyor. Thorne onu da kaçırmasını söylüyor ve karşılığında çaldığı en büyük ve kaliteli uzay gemisini vermeyi teklif ediyor.

scarlet marissa meyer ile ilgili görsel sonucu

Hapisten kaçıyorlar. Ama Cinder AYCI özelliği olan göz boyama ve kendi istediğini yaptırabilmeyi de kullanmak zorunda kalıyor. Aycı özelliklerini kullanmak istemiyor ama kontrol de edemiyor. Bütün kitap boyunca Levana gibi zalim olmamak için direniyor.
Thorne kitaba renk katmış. Çok acayip bir adam. Egolu ve komik. Cinder’le yaptığı konuşmaların çoğunda güldüm. Kendisini çok yakışıklı buluyor ve bütün kızların ona karşı çıkamayacağını düşünüyor ta ki Cinder’le tanışana dek. Çünkü bu sefer karşısında rakip olarak İmparator Kai var ;))

Levana’yı daha iyi tanıyoruz. Çok daha büyük kötülükler yapıyor. Cinder’in teslim edilmesini yoksa dünyayı işgal edeceğini söylüyor. Tabi hala başlıca seçenek olarak Kai ile evlenip imparatoriçe olmayı hedefliyor. Kitabın sonuna doğru beklenen oluyor dünyayı işgal etmeye başlıyor. Ama Cinder de artık pasif kalmayıp güçlerini öğrenmeye karar veriyor. Şimdilik kaçak olarak yaşamak zorundalar.

Bütün kitap boyunca Cinder ve Scarlet’ın karşılaşmasını bekledim. Hiç tahmin ettiğim gibi olmadı ama yine de etkileyiciydi. Ayrıca onların karşılaşması kitabın sonlarına doğru oldu.

Diğer beklediğim Kai ve Cinder’in karşılaşmasıydı ama olmadı. Şimdilik sadece Kai onu uzaktan takip etti. Cinder de haber kanallarından. Zaten Cinder firariyken bu mümkün olmazdı. Dünyanın iyiliği için Levanaya teslim etmek zorunda olurdu Kai. Ama zaten kendisi de onun bulunamamasını istiyordu ;)


BİRAZ SPOİLER: İko en sevdiklerimden. Onu da bu kitapta farklı bir şekilde görüyoruz. En son Adri onu parçalamıştı. Cinder de onun kimlik çipini almıştı. Geminin oto kontrol sistemi olmadığı için İko’nun kimlik çipini taktı ve kitap boyunca İko uzay gemisinin kendisi oldu :)

En sevdiğim kısımlardan biri de Wolf ve Scarlet’ın trenin üstüne atladıkları kısımdı. Oraları okurken baya heyecanlandım. Hıpızlı giden trenin üstüne atlamışlardı hem de Scarlet Wolf’un omzundayken. O zamanlarda onlarda firariydi. İkisinin en çok yaklaştığı zamanlar tren bölümleriydi.
scarlet marissa meyer ile ilgili görsel sonucu

Diğer heyecanlandığım kısım Cinder ve Thorne un uzay gemisini ele geçirdiği bölümdü. Scarlet ve Wolf’un Kurtlar’ın ana binasına geldikleri zamanlarda da çok heyecanlandım, sinirlendim. Scarlet her şeye rağmen güçlü ve çok cesur bir kız. Belki kırmızı pelerini yok ama kırmızı başlıklı eşofman üstü vardı :)


Kai bu kitapta çok çaresiz, ihanete uğramış, yalnız biriydi. Zaten babası yeni ölmüştü. Yasını bile tutamadan İmparator olmuştu. Tüm sorunlar üstüne yüklenmişti. Bir de üstüne Cinder’in yalanları ve hapisten kaçması eklenince iyice yorgun ve mutsuz olmaya başlamıştı. Tek düzgün destekçisi androidi Nainsi’ydi.

Dr. Erland da kaçmıştı ve onun bir aycı olduğunu öğrendiler. Ama o adamın ne yaptığını anlatan bir bölüm bile yoktu. İster istemez sevdim bu adamı.

Scarlet’ın büyükannesi hakkında öğrendiklerim beni baya şaşırttı.

Cinder zaten hep alışma dönemi içindeydi. Ama düşünecek ve alışacak zamanı yoktu sürekli kaçması gerekiyordu. Prenses Selene olması ve bir aycı olması onu çokk zorluyordu.

Kurtlar çok değişikti. Onlar hakkındakiler de çok ilginçti. Cidden kurt gibi uluyorlardı. Bazılarının azı dişleri sivriydi bazılarının pençeleri vardı.

Levana’dan ve onun Sihirbazlarından nefret ettim tekrar. Levana'nın genetik olarak geliştirilmiş ordusuna yaptıkları çok iğrençti. Daha küçük çocukken kendi iradeleri dışında onları canavara çeviriyor.

Kitabın sonu iyiydi. İlk kitap tahmin edilebilirdi ama bu çok daha iyi ve sırlarla doluydu. Cinder kitabın sonunda kararlı ve güçlüydü. Tam olarak Prenses Selene olmaya karar vermişti. Çünkü tüm dünyanın ona ihtiyacı vardı.


                         

Kitap Avrupa'da geçiyordu. Ağırlıklı olarak Fransa'da. bir ara  dünyanın büyük şehirleri sayılırken İstanbul'un adı geçti ve her Türk gibi sevindim gurur duydum ;)))

Kitapta bazı klişeler vardı elbette her kitapta olur. Onlar da kitapların temelinin masala dayanması veya başka bir seçenek olmamasından dolayıdır. Kitapları keyifle okudum o yüzden klişe umrumda değil. Hem bazı klişeler güzeldir değil mi?

Seri çok güzel ilerliyor. Fantastik seven ve masalların temelinin alınıp gerisinin zengin hayal gücüyle harmanlanmasını okumak isteyenler için muhteşem bir seri :)

AY GÜNLÜKLERİ SERİSİ
1.  CİNDER*
2.  SCARLET*
3.  CRESS
ARA KİTAP: LEVANA
4.  WİNTER

NOT: Çizimlerin hepsi alıntıdır. Kolajlar da alıntı. Fotoğraflar benim çekimim.

-AMARİL-

CİNDER – MARİSSA MEYER (AY GÜNLÜKLERİ SERİSİ # 1)

ay günlükleri serisi ile ilgili görsel sonucu
Yazar: Marissa Meyer
Çevirmen: Deniz Arı
Yayınevi: Artemis Yayınları
Seri adı ve sırası: Ay Günlükleri # 1
Türü: Fantastik, Macera
Sayfa Sayısı: 312
Baskı Yılı: 2016

KİTAP TANITIMI:
Gelecekte bile, hikâye "bir varmış bir yokmuş" dİye başlıyor... İnsanlarla androidlerin yan yana dolaştığı Yeni Pekin'e hoş geldiniz. Her ne kadar birlikte yaşamayı başarsalar da türlerin dostluğu sanıldığı kadar kolay değil. Ölümcül bir veba insan nüfusunu tehdit ediyor. Ay İnsanları, Dünya'yı uzaydan izleyerek doğru zamanı kolluyor. Kimse Dünya'nın kaderinin tek bir kıza bağlı olduğunun farkında bile değil…

Becerikli bir mekanik ustası olan Cinder, herkesten saklasa da aslında bir sayborg. Üvey annesinin hakaretleri yetmezmiş gibi şimdi bir de üvey kardeşinin hastalanmasından sorumlu tutuluyor. Yakışıklı Prens Kai'in hayatına girmesiyle birlikte, Cinder birden kendini gezegenler arası bir anlaşmazlığın ortasında buluveriyor. Sorumluluk ve özgürlük, sadakat ve ihanet arasında kalan Cinder, Dünya'nın geleceğini koruma altına almak için önce kendi geçmişinin sırlarını açığa çıkarmak zorunda... Yeniden kurgulanmış bu masalda Külkedisi ile tekrar tanışmaya ne dersiniz?

Marissa Meyer, Washington'ın Tacoma kasabasında doğup büyüdü. Henüz küçük bir çocukken kitaplara âşık olan Marissa, ergenlik yıllarından beri gençlik edebiyatı üzerine çalışıyor. Peri masallarına da büyük bir sevgi besleyen Marissa, gençlik günlerinden beri bu masalları yeniden kurguluyor ve bu tutkusundan da vazgeçecek gibi görünmüyor.

Bugün Antalya'da ki son günümüz malesef 🌴💧🌊🏊🚗 Ama Ankara'yı da özledim ne olursa olsun :) .
Cinder'e başladım gayet güzel ve akıcı. Zaten çoğu kişi biliyor ama kitap bitince yorumu bloga yazmaya çalışacağım. Dershane de başlayacak ama vakit bulurum bir şekilde 😊☺ .
#antalya #deniz #havuz #gunes #gununkaresi #cinder #marissameyer #artemis #artemisyayınları #songun #tatil #holiday #see #sun

KİTAP YORUMUM:

Kitabı Antalya’dan Ankara’ya dönüşte okudum. Yolculuk çok uzun sürüyordu. Önce koltuklardaki tv den film izledim, bu küçük tvler çok işe yarıyor uzun yolculukta. Sonra da Cinder’i okudum. daha önceden çok az sayfa okumuştum konuyu anlamamıştım bile. Sonra tekrar başladım kitabın hepsini bitirdim. Elimden bırakasım gelmedi. Zaten kitabı bıraksam yapacak daha iyi işim de yoktu. Yani bu kitap yolculuğun sıkıcı olmamamasını sağladı. Bu yüzden en sevdiğim kitaplar arasında :)

NOT: 8 Ağustos’ta okuyup bitirdim kitabı. Ama hemen ertesi gün dershane başladı, bir ay yaz kursu vardı. Sonra da canım istemedi yorumunu yapmayı ama şimdi vakit ve istek bulunca yazıyorum. Scarlet’ın yorumu hazır, onu (saat 12 yi geçti bugün diyeyim) bu akşam sekizde yayınlayacağım. Bakmak isteyenlere duyurulur ;)

cinder marissa meyer ile ilgili görsel sonucu

Dört veya beşinci dünya savaşından sonra ülkeler değişmiş. Kitaptaki yer ‘Yeni Pekin’ Asya’da bulunuyor. İnsanlar, android adı verilen robotlar ve sayborg denilen vücudunun bazı kısımları mekanik olan insanlar bir arada yaşıyor. Tabi ki insanlar sayborgları sevmiyor onları aşağılıyor. Halbuki bazı kazalarda veya doğuştan vücutları zarar görmüş insanlara mekanik parçalar takıyorlar. Hatta yalan sensörü ve kendiliğinden net bağlantısı da var. Böylece onlar da hayatlarına devam edebiliyorlar.
Baş karakterimiz Cinder de bir sayborg. Üvey annesi Adri hem de yasal vasisi, çünkü sayborglar yarı makine oldukları için sahipleri de oluyor. Cinder in bir ayağı ve bir kolu hem de bazı iç organları mekanik. Ayrıca kendisi de Mekanik Ustası. Ülkedeki en iyi mekanik ustası :)
cinder marissa meyer ile ilgili görsel sonucu
Cinder’in yardımcı androidi İko, çok komik ve sanki insan gibi dertleşip hayran kalabiliyor ;) Cinder’in üvey annesi kötü biri. İki öz kızı var. Peony iyi olan ve Cinder’le iyi anlaşıyor. Cinder 16 yaşlarında bu arada.

cinder marissa meyer fan art ile ilgili görsel sonucu
Cinder

Bir gün Doğu Ulusları Topluluğu’nun Veliaht Prensi Kai, korumaları olmadan ve gizlenerek Cinder’in dükkanına gelir. Kişisel androidi bozulmuştur ve içinde çok gizli sırlar vardır. Cinder’den tamir etmesini ister. Böylece tanışmış olurlar.

cinder marissa meyer prince kai ile ilgili görsel sonucu
Prens Kai

Prens Kai tüm kızların hayran olduğu çok yakışıklı bir prens. Yakında kendisine eş seçmek için balo da yapacaktır.
cinder marissa meyer kai and cinder ile ilgili görsel sonucu
Cinder önceleri Kai’ye hayran olmadığını sadece müşterisi olarak gördüğünü söylese de sonradan aşık olacak ;)

Cinder ve Kai’nin diyalogları çok güzeldi. Kai bir genç kızın ülkenin en iyi mekanik ustası olduğunu öğrenince şok oluyor. Cinder bir sayborg olduğunu ondan gizliyor. Prens Kai onu VIP olarak saraydaki baloya davet ediyor ama Cinder’in ne kıyafeti var ne de üvey annesi izin veriyor :(
cinder marissa meyer fan art ile ilgili görsel sonucu

Cinder’in en iyi kız kardeşi Peony vebaya yakalanıyor ve hastaneye kaldırılıyor. Veba dünyayı tehdit eden en büyük unsur. Vebayı Aycıların getirdiği söyleniyor. Aycılar Ay Ülkesinde yaşayan biyoelektrik yoluyla insan zihnini kontrol edebilen ve göz boyayan insanlar. Onların Kraliçesi Levana da en kötü kraliçedir sanırsam. Kadın kendini göz boyama yoluyla mükemmel derecede güzel gösteriyor ve güzelliğinin yalan olduğu ortaya çıkmasın diye aynaları yasaklamış. Dünya’yı ele geçirmek ve Prens Kai ile evlenmek istiyor. Dünyaya ziyarete geliyor. İşler o zaman çığırından çıkıyor. Saraydaki tüm aynaların kaldırılmasını emrediyor gelmeden önce.


Kraliçe Levana’nın öldürmeye çalıştığı yeğeni Prenses Selene var bir de. Ama kayıp daha doğrusu herkes öldüğünü düşünüyor ama Levana yaşadığını ve dünyaya kaçırıldığını tahmin ediyor. Tahtın varisi olmasın diye onu ortadan kaldırmak için araştırmalar yapıyor. Kraliçe Levana taht sahibi ve en güzel olmak konusunda çok takıntılı ve tüm Aycıları etkisi altına alabilecek kadar güçlü.

Peony vebaya yakalanınca üvey annesi onun bulaştırdığını söyleyip onu ihbar eder. Zaten en ufak fırsatta ondan kurtulmak ister. Böylece Cinder Dr. Erland ile tanışır. Cinder’in vebaya bağışıklığı vardır. Bunun sebebi spoiler evet baya güzeldi mantıklı olmuştu.
cinder marissa meyer fan art ile ilgili görsel sonucu

Prens Kai de Cinder’den etkileniyor. 18 buçuk yaşında tüm net araştırmaları bunu gösteriyor ;)) Prens Kai iyi birisi henüz kral olmak için hazır değil. Fakat bir şeyler ters gidince kitabın sonunda İmparator olmak durumunda kalıyor.

cinder marissa meyer fan art ile ilgili görsel sonucu

Kitabın sonunda balo gerçekleşiyor. Baloda yaşananlar haftalar boyunca netten, haberlerden, insanların dilinden düşmeyecek kadar şok edici ;)) Ve evet ayağını düşürüyor, ama ayakkabı değil komple sayborg ayağı düşüyor :)

instagram farklı diyarlar cinder ile ilgili görsel sonucu

Kitap güzeldi. Ama tahmin edilebilirdi. Bu keyifle ve merakla okumamı engellemedi. Gayet güzel fantastik bir kitaptı. Masalların tekrar kurgulanmasıyla ortaya çıkmış ama temel kısımları sabit bırakılmıştı.

cinder marissa meyer ile ilgili görsel sonucu

Cinder kül demek ve bu kitap Cinderella’yı Türkçesiyle Külkedisi’ni anlatıyor.
Masalların zengin fantastik ögelerle harmanlanıp çok daha güzel bir şeye dönüşmesini okumak istiyorsanız seriye başlayın ve devam edin. Diğer kitapları ilk kitaptan daha da güzelmiş diye duydum :)



Ay Günlükleri serisini Okuoku’nun muhteşem indiriminde almıştım. Hepsi 10’ar liraydı. Zaten o büyük indirimde almayan kalmadı diye biliyorum. Alan herkes instagram’da serinin fotoğrafını paylaştı. O kadarıyla biliyorum yani. Ama hiç pişman olmadım ve çok memnunum iyi ki almışım. Babamı ikna etmek zor oldu. Netten kitap alışverişine hiç sıcak bakmıyordu. O kadar ısrarıma dayanamayıp sipariş etti canım babam :) O anki mutluluğum çok başkaydı. Gerçekten okumayı en istediğim serilerden birisi bunlar. Acayip merak ediyorum :)

Saat 12'yi geçtiğine göre ben de kaçayım artık ;))

instagram farklı diyarlar cinder ile ilgili görsel sonucu

AY GÜNLÜKLERİ SERİSİ
1. CİNDER
2. SCARLET
3. CRESS
4. WİNTER
*LEVANA
*STARS ABOVE
 (*= YAN KİTAP)

NOT: Çizimlerve kolaj alıntıdır, fotoğraflar kendi çekimim!!!

 -AMARİL-
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...